Posts Tagged ‘israil’

“Taliban’ın aslı Yahudi”

Ocak 12th, 2010

talibanİsrail hükümeti, Yahudiler ile Taliban’ın temelini oluşturan Paştunların aynı Yahudi kökene ait olup olmadığını araştırıyor.

Aralarındaki büyük düşmanlığa rağmen, Yahudiler ile Taliban’ın temelini oluşturan Paştunlar aynı kökene, İsrail’in kayıp kabilelerine mi dayanıyor?

Geçmişte akademisyenler arasında hararetli tartışmalara vesile olmuş olan bu teori İsrail hükümetinin Hintli bir genetik uzmanını Şahnaz Ali’yi görevlendirmesi ile yeniden gündeme geldi.

Ali, Uttar Pradeş eyaletinin başkenti Lucknow’da yaşayan Afridi Paştunlarla, İsrail kabileleri arasındaki bağlantıyı araştıracak.  Afganistan ve Pakistan’da giderek güçlenenTaliban’ın çekirdek aşiretinin Yahudi asıllı olması ihtimali daha önce de sık sık tartışma konusu edilmişti.  Şimdi İsrail hükümeti konuya el attı. İsrail dışişleri bakanlığı tarafından görevlendirilen Ali, Lucknow yakınındaki Malihabad’da yaşayan ve  Taliban taraftarı Paştun halkının ataları gözüyle bakılan Afridi Paştunlardan kan örnekleri alarak bunların genetik analizini yapıyor.  Ali, Hindistan’ın Melihabad ve Uttar Pradeş bölgeleriyle Afganistan-Pakistan sınırındaki aşiretlerden aldığı Paştun kan örneklerini Technion’daki Yahudi kan örnekleriyle karşılaştıracak. Şahnaz Ali, İsrail  Enstitüsü ile işbirliği içinde çalışıyor.

Araştırmanın üç  süreceğini belirten kadın bilimci, “DNA testinden nasıl bir sonuç çıkacak bilmiyorum, ama bu karmaşık konuda bize yol göstereceği açık. Ayrıca bu çabanın Müslümanlarla Yahudileri yakınlaştırmasını ve tarihi düşmanlığı bırakmalarına umuyorum” dedi.

Hindistan’da ortak köken teorisinin öncülerinden Dr. Nevres Afridi, “Paştunlar ve Yahudiler arasında genetik bir bağ olduğunu ortaya çıkarması halinde Şahnaz’ın araştırması  önem taşıyacaktır. Bu Paştunların Yahudi kökeni olduğunun bilimsel bir kanıtı olur” diyor.

İsrailoğullarının Yakup peygamberin soyundan 12 kabileden oluştuğu, on ikisinden onunun kaybolduğu, bugünkü Yahudilerin kaybolmayan Yehuda ve Bünyamin’den geldiğine inanılıyor. Asurların sürdüğü 10 kabileden birinin Afridiler olduğunu savunan antropologlar, Hinduizmin kutsal kitabı Veda’da ‘Pakta’ diye anılan ve  olarak söz edilen kabilenin Afridiler, yani Paştunlar olduğunu savunuyor. Erkeğin Y kromozomunun kalıtım etkileri üzerindeki çalışmalarıyla bilinen Britanyalı genetikçi Dr. Theodore Parfitt, DNA araştırmaları sonucunda Afridilerin MÖ 719’da sürülmüş Efraim’den geldikleri sonucuna varmıştı.
 
Afridi ile Yahudi geleneklerinin benzerliği de dikkat çekiyor. Paştunların çocuklarını doğumdan sekiz gün sonra sünnet ettirmesi, Yahudiler gibi düğün yapması, Aşeri ve Neftali gibi İbranice tınlayan aşiretlere bölünmüş olması gibi. İsrail’in ikinci cumhurbaşkanı İshak Ben-zvi, 1957’de yazdığı ‘Sürülmüş ve Bağışlanmış’ kitabında Asurların sürdüğü Yahudilerin Afganistan’a dağıldığını yazmıştı. 2007’de ölmüş son Afgan kralı Zehir Şah, ataları sorulduğunda, Bünyamin soyundan geldiğini söylemişti.

İsrail’de 8 bin yıllık ev bulundu

Ocak 11th, 2010

20100111033810_ev800binyilİsrail’de 8 bin yıl öncesine ait bir ev kalıntısı ve o dönemde yaşamış bir su aygırına ait kemikler bulundu. 
 
İsrail Antika Otoritesi’nden yapılan açıklamada Tel Aviv yakınlarındaki Yarkon nehri kıyısında ortaya çıkarılan kazı alanında çok sayıda çömlek parçası da çıkarıldı. Yetkililer, söz konusu alanın Tel Aviv bölgesinde keşfedilen en eski kalıntılar olduğunu belirtti.

Bölgedeki kazıları yöneten uzman Ayelet Dayan, keşiflerin, o döneme ait araştırma yapan uzmanları şaşırttığını söyledi. Dayan, “Tel Aviv etrafında ilk 8 bin yıl öncesine uzanan kalıcı yerleşime dair deliller bulduk.” dedi.

8 bin yıl önce yaşanan Neolitik dönemde insanlığın, göçebe hayattan yerleşik hayata geçtiği biliniyor.

Sitede çakmak taşı kullanılarak yapılmış bazı avlanma aletlerinin yanı sıra su aygırlarına ait olduğu belirlenen kemik kalıntıları da bulunduğu aktarıldı.

Dışişleri Facebook ve Twitter’a girecek

Aralık 4th, 2009

20091203104307_sosyaldevlet 

ABD, İngiltere ve İsrail gibi kamu diplomasisi yürütmeye hazırlanılıyor.

Dışişleri Bakanlığı, ABD, İngiltere ve İsrail gibi pek çok ülke tarafından etkin şekilde uygulanan kamu diplomasisi yürütmeye hazırlanıyor. Bu çerçevede bakanlık, Facebook ve Tweeter gibi sosyal paylaşım ağlarına girmeyi de planlıyor.

Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Namık Tan, Kimyasal Silahların Yayılmasının Önlenmesi Örgütü (KSYÖ) Genel Direktörlüğüne atanan Büyükelçi Ahmet Üzümcü’nün telekonferansı öncesinde kamu diplomasisi hakkında bilgi vererek, bu konferansın da bunun ilk örneklerinden biri olduğunu kaydetti.

Kitle iletişim teknolojisindeki ilerlemelerin, ulusal ve uluslararası gelişmelerin kamuoylarında giderek daha hızlı ve daha geniş bir şekilde yankı bulmasını sağladığını belirten Büyükelçi Tan, bu durumun kamuoylarıyla karar verici ve uygulayıcılar arasındaki etkileşimi de paralel şekilde artırdığını kaydetti.

Büyükelçi Tan, bu sosyo politik ortamda, dış politika yaklaşım ve icraatlarının, doğru iletişim kanalları üzerinden ve kapsamlı bir kamu diplomasisi stratejisi çerçevesinde, yerli, yabancı ve uluslararası kamuoylarına layıkıyla izah edilebilmesinin öncelik ve önem kazandığını ifade etti. Tan, kamu diplomasisi bağlamında amaçlarının Türk dış politikasının ulusal çıkarlar çerçevesinde belirlenmesi ve yürütülmesinde yerli, yabancı ve uluslararası kamuoylarının eğilimlerini, hassasiyetlerini ve endişelerini de anlayacak iki yönlü bir iletişim stratejisi geliştirmek olduğunu bildirdi.

Bu yaklaşım çerçevesinde bakanlık merkez ve dış teşkilatları bünyesindeki kurumsal hazırlıkların sürdüğünü söyleyen Tan, teknik altyapının da tamamlanmasının ardından basın ve düşünce kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve üniversiteler gibi geniş bir çevre ile daha yakın bir iletişim içine girileceğini bildirdi. Tan, bu iletişimin kurulmasında dönemsel istişare toplantıları gibi klasik yöntemlerin yanı sıra Facebook ve Tweeter gibi modern iletişim platformlarından da yararlanılacağını kaydetti.

Büyükelçi Tan, benzeri bir yapılanmanın yurtdışındaki misyonlar aracılığıyla yabancı kamuoyları ve daha geniş uluslararası kamuoyu için de geçerli olacağını söyleyerek, “Kamu diplomasisi alanı, dış politikanın yürütülmesine yeni bir vizyon ve önümüzde açılan geniş bir çalışma penceresidir. Bu yeni çalışma penceresi alışık olduğumuz klasik diplomasi uygulamalarının ötesine geçerek, önümüzdeki dönemde yeni uygulamalar çerçevesinde bir araya gelmemizi sağlayacak” diye konuştu.

Pek çok ülke tarafından etkin şekilde uygulanan kamu diplomasisi çerçevesinde ABD, İngiltere, İsrail, Fransa gibi ülkeler, dış politikalarını daha geniş çevrelerle çeşitli iletişim araçlarıyla paylaşıyor ve bunun için büyük bütçeler ayırıyor.

Cepten roket uyarısı

Kasım 9th, 2009

20091109123457_fuzeİsrail’de, bir roket saldırısı olduğunda halkı cep telefonundan uyaracak bir sistem uygulanmaya başlanacak.

İsrailli Albay Şilik Soffer, Jerusalem Post gazetesine yaptığı açıklamada, bir roket atışını ya da tam olarak nereye düşeceğini önceden hesaplamaya yarayan bir sensörü devreye sokmakta olduklarını ve bu durumda bölgedeki bütün telefonlara uyarı gönderileceğini söyledi.

İsrail ordusunun pasif savunma biriminin başında bulunan Albay Soffer, bu yeni uyarı sisteminin 2 yıla kadar hazır olacağını da belirttiği açıklamasında, atış menzilindeki İsraillilerin cep telefonlarına titreşim, yanıp sönen ışık ya da yazılı mesajla uyarı gönderileceğini kaydetti.

Tahminlere göre İran, Hizbullah ve Hamas’ın elindeki füzeler ve roketlerin tamamıyla İsrail’i 3 bin ton patlayıcıyla vurma kapasitesi bulunuyor.

Albay Soffer, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın Dresden kentine müttefikler tarafından günde 3 bin ton patlayıcı atıldığı örneğini verdi.

bu site kalitelitasarim.com tarafından yapılmıştır 0554 772 61 70 evden eve nakliyat temizlik şirketleri okey web tasarım evden eve nakliye istanbul evden eve nakliyat yetenek sizsiniz türkiye